Balkan Göçmenleri Platformu | BGP

ATATÜRK’ÜN ARDINDAN


1881’yılında Selanik’te Ali Rıza Efendi ve Zübeyde hanımın çocuğu olarak dünyaya gelen Mustafa, küçük yaşta babasını kaybetmiş Selanikli bir yetimdir aslında. Babasının ölümüyle annesi ve kız kardeşiyle beraber dayılarının Langaza’daki çiftliğine yerleşmiş fakat; okullarından geri kalmamaları için tekrar şehre dönmüşlerdir. Annesi istememesine rağmen Askeri Rüştiye sınavlarına  girmiş oradan Manastır Asker idadisi, İstanbul Harp Okulu ve Harp Akademisindeki öğrenimin tamamlayarak 1905’te ilk görev yeri olan Şam 5. Orduya atanmıştır. Buradaki  2 yıllık görevinin ardından 1907’de Makedonya’da görevlendirilmiştir. 
         İmparatorlukta  Hiç olmayacak denen  şeyler olmaya başlamıştır. 1911 yılında İtalya Osmanlı Devleti’nin Kuzey Afrikada kalan son toprağı olan Trablusgarp’a saldırmış. Bölgeye ordu göndermesi mümkün olmayan devlet Mustafa Kemal, Enver Paşa gibi subayları gizli olarak görevlendirerek. Trablusgarp’taki yerel halkı İtalyanlara karşı örgütlemiştir. Binbaşı Mustafa Kemal Derne ve Tobruk’ta İtalyanlara karşı büyük zaferler kazanmıştır. Fakat Ekim 1912 ‘de dört balkan devleti Osmanlıya karşı birleşmiş ve Türkleri balkanlardan atmak istiyordu. Balkanlardaki durumu tehlikeli gören devlet Trablusgarptaki subaylarını başkente çağırmış ve iki ateş arasında kalmak istemeyen devlet  Uşi Antlaşmasıyla Trablusgarp’ı İtalya’ya bırakmak zorunda kalmıştır. Mustafa Kemal döndüğü gibi savaşa dahil olmak durumunda kalmış. Gelibolu ve Bolayırdaki kuvvetlere dahil olarak Edirnenin Bulgarlardan geri alınışında büyük katkısı olmuştur.
         1914 yılında başlayan I. Dünya savaşında askerleriyle beraber Çanakkale geçilmez diyerek bölgede destan yazmıştır. Rütbesi Albaylığa yükseltilerek Arıburnu, Conkbayırı ve Anafartalar’da düşmana bölgeyi dar etmiştir. 1 Nisan 1916’de rütbesi Tümgeneralliğe yükseltilerek Muş ve Bitlisi Ruslar’dan geri almıştır. 15 Ağustos 1918’de Halep’te 7. Ordu komutanı olarak görev almış.  Mondoros Ateşkes Antlaşmasının imzalanmasından sonra Yıldırım Orduları Grup Komutanlığına getirilmiştir. Bu ordunun kaldırılması üzerine  13 Kasım 1918’de İstanbula geri dönmüş. Mondros ateşkes antlaşmasıyla beraber yurdun dört bir yanının işgal edilmeye başlanmasıyla  IX. Ordu müfettişi olarak 19 Mayıs 1919’da Samsuna  çıktı ve anadoluya bir güneş gibi doğmuştur. Havza, Amasya, Erzurum Sivas Kongrelerinin ardından asil Türk milletinin milli mücadeleye olan bakışını değiştirerek yedi düvele karşı verilen mücadelede bu milletin kaderini değiştiren kişi olmuştur. 
        Peki Mustafa kemalin hayat hikayesini neden bu kadar detaylı anlatma ihtiyacı hissettim. Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919 dan sonra  imparatorluk ve bu millete olan katkılarını bilmeyenimiz yok. Fakat; ondan önce de 1905’te ilk görev yeri olan Şam’dan Trablusgrap’a, Balkanlardan çanakkaleye kadar imparatorluğun dört bir köşesinde yüreği vatan ve millet için çarpan bir Türk subayıydı. Bugün o güzel insanın aramızdan ayrılışının 81. Yılı ve her yıl biraz daha ona olan sevgimiz ve bağlılığımız artmakta. Ben bu vesileyle; Kurtuluş savaşımızın başkumandanı, milli mücadelenin bağımsızlık timsali, Türkiye Cumhuriyeti’nin banisi ve ilk reisi cumhuru Mustafa Kemal Atatürk’ü bir kez daha sevgi saygı ve rahmet anıyorum. Ruhu Şad olsun...                                                                                      Bekir GÜLER

YORUM BIRAKIN