Balkan Göçmenleri

Durhan Güler: Mostar izlenimlerim

Balkan Ülkeleri gezimizin "Büyük Balkan Turu" kapsamında Bosna Hersek'te üçüncü durağımız olan Mostar'dayız.
Rehberimiz Rıfat Destanoğlu şehir hakkında bilgiler veriyor, zira yakın tarihte 90’lı yıllarda yaşanan savaş hafızalarımızda yer almış durumda.
Mostar'ı ünlü yapan Mostar Köprüsü'nün bombalanma görüntülerini televizyonlarda izlemiştik.

Mostar şehri Neretva Nehri‘nin iki yakasına kurulmuş, batı yakasında Hırvatlar doğusunda ise Müslüman Boşnaklar yaşamakta.
Şehre girdiğimizde ilk olarak Aziz Peter Katedrali, Paul Katedrali ve hemen yanında (sözde) 'Barış Çanı Kulesi' denilen 107 mt yüksekliği olan kuleyi görüyoruz.

Balkan Ülkeleri gezimizde bir çok yerde yüksek dağlara haç dikildiğini bir çoğunun geceleri ışıklandırıldığı gömüştük, burada da kentin batısındaki Hum Dağı'nın en yüksek noktasına 2000 yılında Hırvatlar tarafından dikilen 33 mt yüksekliği olan dev haç dikkatimizi çekiyor ve geceleri de ışıklandırıldığını öğreniyoruz.
Bir çok yerde olduğu gibi amaç şehirlerde bulunan Osmanlı Mimarisi yapıları ve Osmanlı izlerini gölgelemek
Hristiyanların bu çabalarına karşı yolculuğumuz boyunca bir çok yerde Müslümanlar da Cami minarelerinin boyunu oldukça yüksek yaptıklarını gördük.

​Şimdi tarihi Mostar Köprüsü (Stari Most) karşımızda, köprüyü Mimar Sinan'ın talebesi Mimar Hayreddin 1566 yılında inşa etmiş.
Köprü Neretva nehri üzerinde muhteşem bir yapı, adeta 'Osmanlı Gerdanlığı' gibi şehrin iki yakasını birbirine bağlamış.

Anlatılanlara göre, dönemin yetkilileri Mimar Hayreddin'e Mostar Köprüsü'nden önce deneme amaçlı Radobolya Deresi üzerinde deneme amaçlı Eğri Köprü (Kriva Ćuprija) küçük ölçekli köprü yaptırmışlar, zira Mostar Nehri'nin azgın sularına dayanacak, desteksiz, kendi ağırlığı ile ayakta duracak köprü yapmak o günün koşullarında kolay değilmiş.
Osmanlı Mimarisi, 24 mt yüksekliği, 4 mt genişliği ve 30 mt uzunluğu ile Mostar Köprüsü, sadece Mostar'ın değil Balkanlar'ın en önemli sembolü.

Yakın tarihimizde 9 Kasım 1993'te, Bosna Hersek'teki vahşi ve ırkçı saldırılarda Hırvat top atışları ile tarihi köprü Neretva sularına gömülmüştü.
Savaş bittikten sonra Türkiye’nin öncülüğünde ve diğer ülke ve kuruluşların katkılarıyla aslına uygun şekilde yeniden inşa edilen Mostar Köprüsü 23 Temmuz 2004 yılında hizmete açılmıştı ve şimdi görkemli görünüşüyle dimdik ayakta.

Köprünün ayak dibinde suyun hızlı akışını izledikten sonra üzerine çıktık ve etrafı gözlemledik, aşağıda yemyeşil akan Neretva suyuna bakarken gençlerin köprüden cesaretli atlayışlarına şahit olduk.

Kaygan taşlarla döşenmiş Köprüde yürüyerek Osmanlı Döneminden kalma eserlerin yer aldığı Eski Şehir tarafına geçtik.
Burada bulunan çarşıyı gezdik, çarşı sonunda Koski Mehmet Paşa Camii, eski medreseyi, bahçede bulunan şadırvanı ve yeşillikleri, Eğri Köprü, Hacı Kurt Camii, Biscevica Evi, köprünün iki yakasında yer alan Tara ve Halebiye Kuleleri ve Saat Kulesi'ni izlerken Mostar Köprüsü ve etrafı doyasıya gözlemledik.
Burada zaman çok hızlı aktı, serbest zamanımız çabuk bitti, yola çıkmak gerekiyordu.
İstikamet Saraybosna...

Durhan GÜLER
26.09.2026 Ayvalık

YORUM BIRAKIN